“Kemiklerini Bulmak Hem Mutluluk Hem Hüzün”

“Kemiklerini Bulmak Hem Mutluluk Hem Hüzün”

Dersim katliamı sırasında, 1938’de Hozat İlçesi’ne bağlı Bargini (Karabayır) köyünde Canan ve Baran ailelerine mensup 24 kişinin kurşuna dizilerek toplu olarak gömüldüğüne dair soruşturma kapsamında kazı çalışması yapıldı, iki gün süren kazılarda 13’ü sağlam olmak üzere çok sayıda çene ve kafa kemiği bulundu.

Kemiklerden bazıları, gazeteci Miyase İlknur’un akrabalarına ait. Kazıları da izleyen İlknur bianet’e yaptığı açıklamada, kemiklerin bulunmasıyla mutluluğu ve hüznü bir arada hissettiğini anlattı:

“Bir yanda mutluluk, bir yanda hüzün… Dayımın, akrabalarımın mezarı olacağı için sevindim, büyük babaannemin en büyük isteği buydu. Kazıda çıkan eşyaları ise beni hüzne boğdu. Başlarından geçeni bilmemize rağmen aynanın, mührün çıkmasıyla o günlere geri döndük. Kendim yaşamış olmasam da bana anlatılanlardan hikayelerini biliyorum. Eşyaları ailelere verecekler, kemiklerle ilgili de Adli Tıp Kurumu’ndan çıkacak sonucu bekliyoruz.”

Miyase İlknur, Cumhuriyet gazetesine kazıyla ilgili şunları yazmıştı:

“Kafataslarının yanında büyük ninem Elif İlknur’un ağabeyi Hasan Canan’a ait muhtarlık mührü de bulundu. Mührün birkaç adım ötesinde yan yana 8 kafatası olduğundan hangisi Hasan Canan ve annesine ait olduğu Adli Tıp’la belli olacak. Olayda ninem, annesi, kardeşi, yedi de yeğeni hayatını kaybetti. Ben kazıların başındayken, ninemin kardeşi Hasan Canan’a ait mührün bulunduğu ve yanındayken de 8 kafatasına ulaşıldığı haberi verildi, avukatlar tarafından. Hemen büyük amcam Müslüm İlknur’un aradım. ‘Amca, Hasan dayının ve anneannenin kemiklerine ulaşıldı’ diye haberi verdim.”

“Büyük ninemi 1987 yılında kaybettik. Ölmeden birkaç gün önce ‘Eğer ölürsem beni Dersim’in herhangi bir dağına gömün. Mezarıma da taş dikmeyin. Kardeşimin, yeğenlerimin mezarı yok benim niye olsun’ diye vasiyette bulunmuştu. Eğer Bargini’de kazılar bitip de kemiklerin o olayda öldürülenler olduğu kesinleşirse nenemin kardeşinin de yeğenlerinin de artık mezarı olacak. Elbette başlarında taşı da.”

Kazıda kurşun da bulundu

Kazıda bulunan kemikler, eşyalar ve alınan toprak örnekleri incelenmesi için Adli Tıp’a gönderildi. Bulunan kurşunlara da balistik incelemesi yapılacak. Kemiklerle ilgili, ölüm tarihi, nasıl öldükleri, yaş ve cinsiyet araştırması yapılacak.

Yakınlarını kaybeden ailelerin avukatlığını yapan Cihan Söylemez de bianet’e, ailelerden alınan DNA örneklerinin kemiklerle eşleşmesi durumunda kemiklerin gömülmesi için ailelere teslim edileceğini anlattı.

Hakikatleri araştırma komisyonu

Avukat Söylemez, “Katliama ilişkin 77 yıl sonra ilk kez kriminal inceleme yapıldı. Kazılarda bebeğe ait kafatası da bulundu. Bu da resmi tarihte anlatıldığı üzere ‘isyanın bastırılması’ tezinin önüne geçecektir. Katliam adli raporlarla ortaya çıktığında, yüzleşme konusunda dezenformasyon da ortadan kalkacaktır. Ayrıca Dersim araştırmacıları da objektif verilere ulaşmış olacak” dedi.

“Dersim katliamıyla ilgili, 1937-38 yıllarını içeren bir hakikatleri araştırma komisyonu kurulursa ailelerin de tek tek başvuru yapmasına gerek kalmayacak. Bu komisyon katliam bölgelerini gezip tespit ettiği yerlerin kazılmasını sağlayabilir. Şimdi bunun için siyasi iradeden bir adım bekliyoruz.” (AS)

Öldürülenler

14 Ağustos 1938’de Hıdırdamı mezrasına bağlı Sakasure mevkiinde bir samanlıkta yakılarak öldürülenlerin isimleri şöyle:

Canan Ailesi: Hace Canan, Hasan Canan, Gülsüm Canan, Dertli Canan, Hıdır Canan, Ahmet Canan, İsmihan Canan, Besime Canan, Sultan Canan, Zeynep Canan, Feramuz Canan (2 yaşında)

Baran Ailesi: Turabi Baran, Sarı Baran, Aziz Baran, Mahmut Baran, Ali Baran, İbrahim Baran, Fatma Baran, Halil Baran, Ali Baran, Yusuf Baran, Periza Baran, Gülperi Baran (Aziz’in kızı)

* Fotoğraf: Cumhuriyet

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.